Ve tabii ki bütün bu film koşturmacasında sürekli sevgiliyle el elele koşturmak da ayrı bir mutluluk :) Sinema vesilesiyle Kadıköy'ü gezmek, Moda'da çay içmek pek keyifli, pek huzurlu... Sinir topu gibi olsanız bile, tüm bunlar birleşince ve yanınızda sürekli size huzur telkin eden biri olunca hayat pek güzel oluyor yahu :)
nerede olursan ol / içerde, dışarda, derste, sırada, / yürü üstüne üstüne / tükür yüzüne celladın / fırsatçının, fesatçının, hayının... / dayan kitap ile / dayan iş ile / tırnak ile, diş ile / umut ile, sevda ile, düş ile (Ahmed Arif)
küçük mutluluklar
Çiçek dürbünü... Nam-ı diğer kaleydoskop... Çocukluğumuzda bize, renkli küçük bir pencere açan oyuncağımız...
O delikten bakınca gördüğüm rengârenk şekiller beni nasıl da mutlu ederdi haıtlrıyorum... Uçsuz bucaksız bir hayal deryası oluverirdi.
Hayata da çiçek dürbününden bakabilir miyiz acaba? Her gün mutlu olabileceğim küçük de olsa bir şey bulabilir miyiz?
O delikten bakınca gördüğüm rengârenk şekiller beni nasıl da mutlu ederdi haıtlrıyorum... Uçsuz bucaksız bir hayal deryası oluverirdi.
Hayata da çiçek dürbününden bakabilir miyiz acaba? Her gün mutlu olabileceğim küçük de olsa bir şey bulabilir miyiz?
18 Nisan 2011 Pazartesi
bir festival daha geride kaldı...
Her sene Nisan ayında İstanbul Film Festivali'ni dört gözle bekliyorum/bekliyoruz. Dün itibariyle festivali neredeyse 20 filmle sonlandırmış olduk. 30. yılında, festival beni öncekilerden biraz daha hayal kırıklığına uğrattı ama bu hayal kırıklığı bile sadece 2-3 film... Olur da vizyona girerse "Lüks Otel" ve "Değirmen ve Haç"tan kesinlikle uzak durun. Eğer diyalogsuz 90 dakika geçirebilirseniz, hatta bu hoşunuza giderse, o zaman siz bilirsiniz :)
Kötülerin yanında "çok iyiydi" dediğimiz ve etkilenerek çıktığımız filmler de yok değil tabii ki: "İçimdeki Yangın", "Yağmuru Bile" ve zaten gösterimde olan "Press" mutlaka ama mutlaka izlenmeli! "İçimdeki Yangın"da çok sevdiğim bir aktrisi, Lubna Azabal'ı seyretmek zaten ayrı bir mutluluktu. "Yağmuru Bile"de anlatılan Bolivya halkının mücadelesi beni aldı dünyanın öbür ucundaki bir kavganın ortasına götürdü. Gerçekten çok zekice yapılmış, çok akıcı bir filmdi. Gael García Bernal da önemli bir faktör tabii :)))
Ve tabii ki bütün bu film koşturmacasında sürekli sevgiliyle el elele koşturmak da ayrı bir mutluluk :) Sinema vesilesiyle Kadıköy'ü gezmek, Moda'da çay içmek pek keyifli, pek huzurlu... Sinir topu gibi olsanız bile, tüm bunlar birleşince ve yanınızda sürekli size huzur telkin eden biri olunca hayat pek güzel oluyor yahu :)
Ve tabii ki bütün bu film koşturmacasında sürekli sevgiliyle el elele koşturmak da ayrı bir mutluluk :) Sinema vesilesiyle Kadıköy'ü gezmek, Moda'da çay içmek pek keyifli, pek huzurlu... Sinir topu gibi olsanız bile, tüm bunlar birleşince ve yanınızda sürekli size huzur telkin eden biri olunca hayat pek güzel oluyor yahu :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


Festivali bu sene 0 filmle kapatan biri olarak yorum yapmasam daha iyi olur sanırım :)
YanıtlaSilama bu iki filmi kesin seyretmelisin bir yerden bulup... vizyona girerler mi bilmiyorum ama bence en iyileriydi (yani benim seyrettiklerim içinde :))
YanıtlaSil